Koronavirüs kaynaklı can kaybı 131 oldu
                        Devamı                       
 
 İmamoğlu'ndan Korona önlemi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Vatandaşlara 'evde kal' çağrısı yaptı. "7/24 ulaşım hizmetine, bugünden itibaren ara vereceğiz"
      Devamı  

 

 
 

Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs ile ilgili, "Hastalığın kontrol altında tutulmasıyla ilgili sağlık önlemleri ve diğer tedbirleri hayata geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz" dedi.
  Devamı 

magazin
 
Korona Virüs belası
 Devamı  
 
Kilis Basın Cemiyeti (KBC)Başkanı NezirÇağlar,"Gazetecilerimizin sağlığını düşünüyoruz" dedi.
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  21926105
Bugün Ziyaretçi :  1055
Aktif Ziyaretçiler :  118

Sorun Çözmek!...

 

Eski dönemlerden kalan bir Rus fıkrası şöyledir:
Sovyetler Birliğinin 7 mucizesi nedir?
1. İşsizlik yok fakat kimse çalışmıyor.
2. Kimse çalışmıyor fakat üretimde hiç eksiklik yok.
3. Üretim var, fakat dükkânların rafları bomboş.
4. Raflar bomboş fakat her yerde kuyruk var.
5. Her yerde kuyruk var fakat herkes yakında bolluk olacağını söylüyor.
6. Yakınlarda bolluk olacak fakat kimse memnun değil.
7. Kimse memnun değil fakat herkes seçimlerde yine de oy veriyor.
 
Şimdi diyeceksiniz ki bu fıkrayı neden anlattınız? Ne yapayım her dinlediğimde ya da her okuduğumda bana bir şeyler çağrıştırıyor, belki size de çağrıştırır diye anlatmışımdır ne dersiniz?
Gerçekten de ilginç bir ülkede yaşıyoruz; yolları ve köprüleri özel sektör işletiyor, domatesi ve salatalığı devlet satıyor. Ne enterasan bir durum değil mi?
 
Yazık ki TÜRKİYE'DE;
Et bitti! Ot bitti! Süt bitti! Yumurta bitti! DEĞİRMENİN SUYU BİTTİ! Pancar bitti! Buğday bitti! Arpa bitti! Domates bitti! Ama tüm bunların sorumlusu soğan ve biber yetiştiricileri oldu!...
Ne diyordu Köy Enstitüsü marşı:
“Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine
Milletin her kazancı milletin kesesine
Toplandık baş çiftçinin ATATÜRK’ün sesine
Toprakla savaş için ziraat cephesine.
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.
Biz yurdun öz sahibi, efendisi Köylüsüyüz.”
Bu ülkenin kendi ürettiği değerler vardı. Kendi Tanzim Satış yerleri vardı: TARİŞ, Fiskobirlik, ÇAYKUR, Et ve Balık Kurumu, Şeker Fabrikaları… Ama sanırım ki İsmet Paşa’nın ve Bülent Ecevit’in ahları tuttu: ”kuyruklarda bekledik” siyaseti, yerini kotalı hıyar ve domates kuyruklarına bıraktı. "Ülkeyi geleceğe taşıyacağız" diyerek yola çıkanlar ne yazık ki 40 yıllık nostaljiye geri döndü. CHP özellikle 2.Dünya Savaşı sırasında ve 1974 sonrası ABD ambargosu sonucu ortaya çıkan siyasal-ekonomik düzlemde bu tür görüntülerle suçlanıyordu meydanlarda sürekli. Son durumu görünce aklıma Fuzuli geldi: "Haddini aşan zıddına dönüşür."
Evet bu gerçektir ki sebze fiyatları son aylarda büyük bir yükseliş gösterdi. Ama örnek gösterilen ürünlere baktığınızda, domates, biber ve patlıcan’ı görüyoruz. Oysa baktığınızda bunlar kış sebzesi değil ki. Uzmanlar bile bas bas her şeyin mevsiminde yenmesinin doğru olduğunu söylerken bu neyin lüksüdür ki bu mevsimde ille de istenir hale geldi. Eğer bu mevsimde bunlar lüks ise bu fiyatlar hiç de lüks değil bence. Bir de eğer gerçekten bu bir sorun ise neden geçici çözümler peşinde koşuluyor da sorunun gerçek nedenleri araştırılıp bu sorunların çözümü noktasında bir adım atılmıyor? Mesela sormak lazım:
 
1- Üretimin arması için ne gibi önlemler alınmaya başladı?
2- Dünyanın en verimli arazilerinin bulunduğu ülkemizde yazıktır ki, üniversiteler ile üretici çiftçi birbirinden uzaktır. Bu verimli tarım bölgelerimize öğretim üyeleri gönderip son teknolojileri tarımın hizmetine sokmalı ve ciddi bir tarım politikası belirlenecek mi?
3- Tarımın başlangıcı damızlık yerli tohumdur. Bitkisel ve hayvansal üretimde kendi damızlık tohumunuz yoksa, ne kadar iyi şartlara sahip olsanız da verimli bir üretim yapamazsınız. Neden tohum kartellerine boyun eğilip Yerli Tohum yasaklandı? Bunu yeniden gündeme alıp Tohum Üretme Çiftlikleri kuracak mısınız?
4- İklim değişikliği risklerine karşı üretim alanlarında ve bölgelerinde yapılacak önlemler düşünüldü mü?
5- Kullanılan ürünlerin çoğunun ithal olduğu tarım sektöründe (enerji-gübre-ilaç-tohum) dışa bağımlılık söz konusu. Sizler Cumhuriyetin yaptığı fabrikaları (şeker-gübre) sattığınız için yazık ki kendi çiftçinizi değil yabancı ülke çiftçilerini gönendirdiniz. Şimdi ise çiftçilerimizden fedakârlık bekliyorsunuz ki bu olmaz. Bu fabrikaları yeniden açıp çiftçinizi gönendirmeniz gerekiyor önce. İşte o zaman onlar da canla başla çalışacaklardır.
6- Üretimin kalitesi, standardizasyonu ve sınıflandırılması sağlanmalı, bunun için paketleme, soğuk hava tesisleri zorunlu hale getirilmeli ve tarla ile pazar arasındaki firenin en aza indirilmesi yönünde çalışmalar yapılacak mı?
7- Hale gelen bir ürüne uygulanan kesintiler: Stopaj %2, Komisyon %8, Komisyon KDV’si %1,44, Bağkur %2, Hamaliye %2, Toplam; %20-25. Oranlara bakar mısınız? Kısaca şöyle açıklayalım: Hale, 1000 TL’lık mal gönderin bir üreticinin eline taş çatlasın 750-800 TL geçmektedir. Bu durumda bin bir emekle hale getirdiği üründen kazanç elde edemeyen çiftçi nasıl mutlu olsun? Bunların önüne geçilebilecek mi?
8- Üretici örgütlenmesini oluşturup, etkin ve sağlıklı bir kooperatifleşmenin önünü açmak çok doğru bir tavır olmayacak mı?
Evet şimdi geçici bir çözüm bulundu ama önemli olan bundan sonrasıdır. Eğer tarımın önündeki bu engeller kalkmaz ise tarımımız eski, kendi kendine yeten konumuna gelemez ve bu sıkıntılar devam edip gider. Dışarıdan alıp elin çiftçisini zengin edeceğimize neden kendi ülkemizde tarımı destekleyip çözümü öyle aramıyoruz anlamıyorum doğrusu.
Bu ülke bizim. Bu ülke birilerin oyuncağı olmamalı. Her şeyi ile dışa bağımlılığı bitirilip kendi kendine yeten bir durumuna getirilmeli yeniden. Eğer böyle olmazsa hep oyunu kurallarına göre oynamak zorunda kalacağız, kuralları kendimiz koymak varken.
Atatürk döneminde olduğu gibi kendi kurallarını koyan bir ülke olmak istiyoruz yeniden…
 
Arzu KÖK
 
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  17.2.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Yarın Çok Geç Olabilir!...Arzu KÖK [ 31.3.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
2020’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 31.12.2019 Devamı
1921 Maarif Kongresi Arzu KÖK [ 24.11.2019 Devamı
Anadolu ve CumhuriyetArzu KÖK [ 30.10.2019 Devamı
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Tohumu Ekebilecek Var mı?Arzu KÖK [ 23.7.2019 Devamı
Ağaç Dikme BayramıArzu KÖK [ 15.7.2019 Devamı
Çankaya KöşküArzu KÖK [ 30.6.2019 Devamı
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Doğmamış İşçilerArzu KÖK [ 1.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Hazırcılık!...Arzu KÖK [ 24.1.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

YENİ BİR DÜNYA KURULUR, TÜRJİYE DE YERİNİ ALIR
Bekir COŞKUN

Her şeyimiz senin…
Yekta Güngör ÖZDEN

Kuyruklu yalanlar
Hüseyin TOPRAK

CORONAVİRÜS SALGINI VE SONRASI…
M. Yahya EFE

Okumak güzel bir şeydir
Orhan SELEN

KİTAP ÜZERİNE SÖYLENENLER
Harika ÖREN

Covid-19’dan Önce ve Sonra
Belma Demir AKDAĞ

KARANTİNADAYIM, NASIL GEÇİNECEĞİM?
Sevgi Ünal

DEFOL CORONA
Arzu KÖK

Yarın Çok Geç Olabilir!...
Münevver ÖZCAN

ORDA OLDUĞUNU BİLİYORUM YA
Ahmet GÖKSAN

KATİLİN SERİSİ
Metin Mercimek

MUSİKİŞİNASLARA İLHAM VEREN ŞAİR "YAHYA KEMAL BEYATLI"
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Handan ÇÖLAŞAN

SARS COBIT 19 .... Ev dce kalmamız şart
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Fevziye ŞİMDİ

DESTAN
Oktay ZERRİN

BİR EFECE HABER VARDIR
Şahika ÖNER

İZMİT VE ANILAR
Sevinç ŞİMŞEK

Alevilerin evini işaretleyen gafil !
Şenses US

Ayrılamam
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam