Ankara’da Düzenlenen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
                        Devamı                       
 
Kilis Valisi Recep Soytürk KİYÜ’de Ders Verdi
      Devamı  

 

 
Sözün bittiği yerdeyiz!
 
 
Barış Pınarı Harekatının 8. gününde 637 Terörist etkisiz hale getirildi.
  Devamı 

magazin
 
Timoçin ve Efe Ailelerinin düğünü güzeldi…
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  20696414
Bugün Ziyaretçi :  918
Aktif Ziyaretçiler :  87

Doğmamış İşçiler
İşçileri öldüreceksiniz,
öldüremiyorsanız döveceksiniz,
dövemiyorsanız söveceksiniz.
Soma’da olduğu gibi…
1 Mayıs’ta olduğu gibi…
Tüm yöneticilerin söylediği gibi…
Dünya işçi ölümleri sıralamasının dediği gibi…
 
Türkiye iş kazalarında en fazla insanın hayatını kaybettiği ülkeler sıralamasında birinciyiz…
Her zaman deniliyor ki iş yerlerinde meydana gelen ölümler görmezlikten geliniyor diye. Koca bir yalan bu söylenenler. Nasıl görmezden gelinebilir ki efendim, hele ki ölümlerin üzerini örtmek bu kadar zor bir iş iken? Yaşanan olaylar karşısında sessizce beklendiğini, hiçbir şey yapılmadığını düşünenler ise daha da çok yanılıyorlar. Bu yapılanlar, gördüklerimiz sadece ve sadece oyunun kuralı. Ne yapabilirler ki işler yetiştirilmelidir.
 
Gayri Safi Milli Hasıla, tüm “saf”lığımıza rağmen artmak, kişi başına düş(mey)en gelir yükselmek zorundadır. Bakınız ne güzel ihracat(ımız) artmıyor mu? Kapitalizmde şov bitmemelidir. Makineler gümbürdemek, kaslar gerilmek zorundadır. İşte olması gereken asıl zorunluluk budur. Saf bir şekilde tedbir alınmasını beklerken “üzücü olaylar yaşanmaya devam edecek” ya da “inşallah tedbir alınır” gibi sözleri işitiyor olmamızın da nedeni budur. Zira kapitalizmin vicdanı yoktur. Şov her şeye rağmen devam etmelidir, edecektir. Aksi halde işçiler dışındaki birileri zarar görür. Hem maazallah onlar zarar görürse halimiz nice olur?
 
“Doğmamış Çocuğa Mektup” adında yıllar önce okuduğum bir kitap vardı. İş kazasında hayatını kaybeden bir işçinin hamile bir eşi olabileceğini düşündüm de aklıma geldi birden. “Acaba bu mektubu Maden ocağındaki göçükte eşini kaybeden bir anne yazmış olsaydı ne yazardı diye?” düşündüm. “Çocuğum, kızım ya da oğlum babasız doğacak, babasız büyüyeceksin” diye başlardı mektuba sanırım. Ama ya sonrası? Nasıl getirirdi gerisini mektubun?
 
“Yazık ki senin için de benim için de bir tufan olacak yaşamımız… Bir şeyler yarım kaldı ortada, ben de anlayamadım. İşe gidiyorum diye çıktı bir sabah erkenden baban… Başka bir yere de gitmezdi zaten… Hiçbir kötü alışkanlığı da yoktu. Ama… Sanırım işe gittiği için öldü baban, işçi olduğu için… İşçi ne demek diye soracaksın şimdi evladım. Nasıl olsa öğreneceksin günü geldiğinde ama şu kadarını söyleyeyim sana, yaşamak adına başkaları için çalışanlara işçi denir… Kimileri işçi olduğunu bilmez ya da reddeder, kimileri ise bunu çok kutsal sayar, kimileri ise hiç önemsemez veya aşağılar, ama şu kadarı açık ki onlar olmasa… Şu etrafına bak… Göz alabildiğine genişçe bak… Hadi şimdilik senin yerine ben bakayım, işte tüm bunlar da olmazdı… Olmazdı ama zaten bizim de olmadı….Amcanların da yok, dayınların da… Babanın iş arkadaşlarının da yok… Galiba işe gittikleri için hiç olmamış…. Hiç de olmayacak…
 
Aslında bu yokluk halinin onlar da farkında, mesela yılda bir kez bayram seyran diyerek kutlama yapmaya, haklarını aramaya kalkıyorlar… Diyeceksin ki ne cesur babam varmış… Yok çocuğum yok… Evet gerçi cesurdu cesur olmasına ama… Dayakları, biber gazlarını, copları yiyip sularını içip geliyorlardı eve… “Biber gazı da ne?” diye mi sordun, boş ver şimdi, nasıl olsa sonra anlarsın, sen de bakarsın tadına… Ha bir de “ayak takımı” meselesi var… Aman sakın unutma çocuğum… İleride duyduğunda da şaşırma sakın… Yok yok senin o yumuşacık, güzel ayakların değil bahsedilen… Bazı insanlar baban gibilerinden kendi aralarında ayak takımı diye bahsederler… Muhtemelen de ilerde senden de öyle bahsedecekler… Ama sen bakma onlara… Ya da bak, bak ki iyi belle… Niye mi senden de ayak takımı diye bahsedecekler… Galiba sen de baban gibi işe gideceğin için çocuğum…”
 
Ne kadar zor eşini bir iş kazasında kaybeden bir annenin çocuğuyla babası hakkında konuşmasını, dertleşmesini kestirmek. Duyguların ağırlığı, gerçekliğin acımasızlığı kadarmış. Böyle durumlarda daha iyi anlıyor insan bunu.
 
Doğmamış işçiler rahat uyuyun diyemiyorum sizlere. Zira her gün en az bir işçi ölüm haberi geliyor Türkiye’nin dört bir tarafından... Keşke hiçbir işçinin çocuğu yetim kalmaz, hiçbir işçinin eşi, hiçbir anne benzer ağırlığı taşımak zorunda kalmaz. Keşke hiçbir işçinin ölmeyeceği günler olsa. Keşke hiçbir çocuk hele ki doğmadan yetim kalmasa…
 
Arzu KÖK
 
 

 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  1.5.2019
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Tohumu Ekebilecek Var mı?Arzu KÖK [ 23.7.2019 Devamı
Ağaç Dikme BayramıArzu KÖK [ 15.7.2019 Devamı
Çankaya KöşküArzu KÖK [ 30.6.2019 Devamı
Ankara Numune HastanesiArzu KÖK [ 2.6.2019 Devamı
Gençler Neden Mutsuz Acaba?Arzu KÖK [ 21.5.2019 Devamı
Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…Arzu KÖK [ 21.4.2019 Devamı
VisionaryArzu KÖK [ 4.4.2019 Devamı
İnsani Değerler!...Arzu KÖK [ 19.3.2019 Devamı
Elden Ayaktan Kesilmek!…Arzu KÖK [ 11.3.2019 Devamı
Kadın!...Arzu KÖK [ 8.3.2019 Devamı
Sorun Çözmek!...Arzu KÖK [ 17.2.2019 Devamı
Cahillik!...Arzu KÖK [ 5.2.2019 Devamı
Hazırcılık!...Arzu KÖK [ 24.1.2019 Devamı
Affet Bizleri Ceren!... Arzu KÖK [ 6.1.2019 Devamı
2018’den MektupArzu KÖK [ 27.12.2018 Devamı
Çocuk ve Şeytan!...Arzu KÖK [ 16.12.2018 Devamı
Hatay Cumhuriyeti MeclisiArzu KÖK [ 19.11.2018 Devamı
Atatürk’ü Özlemek…Arzu KÖK [ 10.11.2018 Devamı
Cumhuriyet BayramıArzu KÖK [ 27.10.2018 Devamı
TÜRKİYE İŞ BANKASI!...Arzu KÖK [ 17.10.2018 Devamı
AF!...Arzu KÖK [ 9.10.2018 Devamı
Geçmiş Olsun!...Arzu KÖK [ 2.10.2018 Devamı
Havalimanı…Arzu KÖK [ 17.9.2018 Devamı
Buğday!...Arzu KÖK [ 14.9.2018 Devamı
Savaş ve Barış ÜzerineArzu KÖK [ 4.9.2018 Devamı
Cumartesi Anneleri Arzu KÖK [ 27.8.2018 Devamı
Eğitim Sistemimiz!...Arzu KÖK [ 9.8.2018 Devamı
Çocukluğum ve Şimdi Arzu KÖK [ 2.8.2018 Devamı
Beter Olsunlar!...Arzu KÖK [ 20.7.2018 Devamı
Kayıp Çocuklar ve İdam!...Arzu KÖK [ 10.7.2018 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

RUSYA'NIN ORTADOĞU PROJESİ (ROP)
Bekir COŞKUN

Kasket-yemeni-külah…
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal Bilanço
Hüseyin TOPRAK

DEPREME HAZIRLIKLI MIYIZ?
M. Yahya EFE

Atatürkçülük ve medyamız
Nurcan OFLUOĞLU ŞEN

Şeytan kulağımın dibinde…
Orhan SELEN

ATATÜRK’ÜN KUŞ SEVGİSİ
Harika ÖREN

Dünya Kız Çocukları Günü
Belma Demir AKDAĞ

İSTANBUL AŞKINA İHANET EDİLMİŞ
Sevgi Ünal

HADİ SALLANMAYALIM
Arzu KÖK

Kaz Dağları ve Knidos
Münevver ÖZCAN

BABALIK SINAVINI GEÇENLERE SEVGİLERLE
Ayten YAVAŞÇA

“Gönlümün bülbülüsün”
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
Ahmet GÖKSAN

EŞİTLİĞİN EGEMENİ
Aslı ASLANER

DAĞDA ÇOBAN DA OLSAN OKUYCAN, OKUYCAN, OKUYCAN!
Dr. Doğan KUŞMAN

KALBİNİZDE SEVGİ VAR MI?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM
Metin Mercimek

BANA İLHAM VEREN İKİ KENT "ANTALYA VE BODRUM"
Fevziye ŞİMDİ

TEKERLEMELERİN ÖZELLİKLERİ
Oktay ZERRİN

UYUYAN GÜZEL !
Şahika ÖNER

ANTALYA RENGARENK
Sevinç ŞİMŞEK

Deneyim yaşayarak olur
Melek Adalet ÖNOL

FİNAL
Mahmut SELÇUK

Ve kar yağar...
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Elveda TANIK

MANSUR YAVAŞ! SAKIN CEVAP VERME!...
Nevin BALTA

Lozan Zaferinin 96. Yıl Dönümü
İlknur Bakış

Mavi kelebeklerin hikâyesini bilir misiniz?

 

 

 
Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam