Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  35096249
Bugün Ziyaretçi :  4834
Aktif Ziyaretçiler :  4834

Satılan, Kirletilen Cennet
 
İnsanlarımıza cenneti vaad ediyorlar her gün. Ama cennetten farksız olan güzel ülkem yok ediliyor, satılıyor parsel parsel. Kimlere mi, rant sağlayıcılara tabii ki. Maden şirketlerine, termik santral açmak isteyenlere, nükleer santrallere,  inşaat sektörüne… vb…
 
"Bize dünya üzerinde cenneti vaat edenler cehennem dışında hiçbir şeyi üretememiş olanlardır."  diyor Karl Popper. Türkiye’de olanları düşündüğünüzde ne kadar haklı olduğunu görebiliyoruz. Anayasamızda "Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşı İstiklal Marşı’dır" diye bir hüküm var. Bu durumda İstiklal Marşımızın anayasal bir manzume olduğunu söyleyebiliriz. Ve herkes bilir ki marşımızda bir mısra; "Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı" der. Peki bu durumda bir vatan parçasını ne karşılığında olursa olsun yabancılara vermek pardon satmak Anayasa'ya temelden aykırı değil mi? Bu bir anayasal suç değil mi? Ama nedense bu suç son zamanlarda en çok işlenen suç durumunda.
 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, son 5 yılda 6292 sayılı kanun kapsamında 1 milyar 170 milyon metrekare büyüklüğünde 245.337 adet taşınmazın satıldığını açıkladı. 6292 sayılı kanun, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ve Hazine'ye ait tarım arazilerinin satışını öngörüyor. (Şimdi bir düşünün isterseniz son zamanlarda çıkan yangınların neden özellikle deniz manzaralı yerlerde çıktığını.)
Son 5 yılda satışı yapılan Hazine arazileri, mera alanı olmaktan çıkarılıp satışı yapılan araziler ve kirada bulunan Hazine arazilerine ilişkin önergeyi cevaplayan Bakan Kurum şöyle dedi: “2015-2019 döneminde; 6292 sayılı kanunun 6'ncı maddesi uygulamaları kapsamında toplam yüzölçümü yaklaşık 561.7 milyon metrekare olan toplam 166 bin 452 adet, 6292 Sayılı Kanunun 12 madde uygulamaları kapsamında toplam yüzölçümü yaklaşık 541.7 milyon metrekare olan 48 bin 358 adet, diğer hükümlere göre toplam yüzölçümü yaklaşık  66.4 milyon metrekare olmak üzere 30 bin 527 adet taşınmazın satış işlemi gerçekleştirilmiştir.”
 
İktidar son olarak önceki gün aralarında Bodrum Bitez'deki ve Kuşadası'ndaki taşınmazların olduğu değerli Hazine arazilerini satışa çıkarmıştı. AOÇ taşınmazları satışa çıkarıldı. Sivas Divriği'deki hidroelektrik santrallerin ise özelleştirilmesinin önü açılmıştı. Toplam 29 taşınmazın biri Adıyaman Besni'de, 2'si Aydın Kuşadası'nda, 2'si İstanbul Büyükçekmece'de bulunuyor. İzmir Karşıyaka Şemikler ile Menderes Gümüldür'de de araziler özelleştirme kapsamına alındı. Mersin Anamur'da 7, Erdemli'de 3 taşınmaz özelleştirilecek. Muğla'da ise özelleştirme kapsamına alınan 12 taşınmaz var. Bunlardan 6'sı Bodrum Gökçebel'de, diğer 6'sı ise Bodrum Bitez'de bulunuyor. Özelleştirme kapsamındaki taşınmazların büyüklükleri ise 873 metrekare ile 45 bin 961 metrekare arasında değişiyor. Peki sizce neler olacak o arazilere?
 
Mavi ile yeşilin iç içe geçtiği, Anadolu uygarlıklarının derin izlerini taşıyan bir ülke oysaki ülkemiz. İşte bu canım ülkem yazıktır ki bir bina yığınına dönüştürülüyor her geçen gün. Sonra orman yangınları sayesinde peyzajı bozuluyor. Arılara bal yaptıran envai çeşit bitki örtüsü yok edilip doğanın ekolojik dengesi bozuluyor. Yangınlarda yanan ağaçlar sanki öç alır gibi yağmurlarla beraber köklerinde bulunan verimli toprakları yağmur sularıyla beraber denize yolluyor. Bir bakıma kızgınlıklarını suyla söndürme çabasına girmiş gibi görünüyorlar. Doğal olarak zaman içerisinde bunlar deniz kıyısında küçük adacıklar olarak çıkacaklar karşımıza. Tıpkı Dalyan Kaunos, Selçuk Efes limanlarında olduğu gibi… Kurulan balık çiftlikleriyle denizlerimizin de doğal dengesi bozulma yoluna girmiştir. 
 
Her alanda yaratılan kirlilik doğal çevrenin de olumsuz yönde etkilenmesine, kâr hırsı ve yağma politikaları insan yaşamının çekilmez hale gelmesine neden olmaktadır. Doğal felaket diye adlandırılan sel ve depremler ciddi kayıplara neden olurken, ozon tabakasının tahribatı küresel ısınma ve iklim değişikliklerini, yoğun bir şekilde devam eden erozyon tarım alanlarının ortadan kalkmasını, hava ve su kirliliği beraberinde bitki ve canlı türlerinin her geçen gün tükenmesine işaret etmektedir.
 
Emekçilerin insani taleplerini duymazlıktan gelenler, ulus ötesi sermayenin istediği güvenceleri hızla yasallaştırmakta ve ulusal hukukun denetimi ortadan kaldırılmaktadır. Özellikle son yıllarda, çevrenin korunmasına dönük uluslararası ve ulusal çevre mevzuatıyla ilgili yasaları ihlal etmek alışkanlık haline getirilmiştir. Yaşanabilir doğal çevrenin korunmasıyla ilgili yasalar ya uygulanmamakta ya da komik cezalarla geçiştirilerek çevrenin katledilmesine göz yumulmaktadır. Ne yazık ki toplumda olması gereken çevre bilinci ise, konu ciddiye alınmadığı için hobi olarak kalmaktadır.
 
Ancak bugünlerde çevre ve doğa duyarlılığı zirvede... Çünkü Burdur'daki Salda Gölü'nden Çanakkale'deki Kazdağları'na kadar katliam var, vahşet var, dehşet var, barbarlık var!!!
Tertemiz göller, "park" adı altında yok edilmeye çalışılıyor, Kazdağları'nda doğa vahşeti "siyanür"le birlikte aynı zamanda ekosistemi vuruyor, çevreyi katlediyor, insanlığı tehdit ediyor...
 
Tüm bunlara göz yuman ya da bu kararlara imza atanlara sormak istiyorum: Çocuklarınızı nasıl bir havayı solutarak büyüteceksiniz? Nükleerden, termikten kirlenen gıdalarla beslenmelerine nasıl göz yumacaksınız? İçtiği suyun doğal olduğu konusunda net olabilecek misiniz? 
 
Meydanlarda vatan, millet, toprak diye bas bas bağırıyorsunuz ama iş ranta geldiğinde en değerli kamusal varlıklarımızı bile satışa çıkarıyorsunuz. Yazıktır ki hiçbir değer, hiçbir mantık, hiçbir itiraz durduramıyor sizleri. Zeytinlikler, mera ve kıyılarla ilgili Meclis’e sunulan şu son yasa tasarısı tam da böyle bir örnek. Tepkiler üzerine değişiklik yapıldı, buna göre güya zeytinliklerin imara açılması yasaklandı, ama maden sahası ve sanayi tesisi için sonuna kadar izin veriliyor. (Kazdağları en güzel örnek tabii ki?
Türkiye’de 118 yabancı firmaya ait 593 maden ruhsatı bulunuyor. Bu korkunç bir rakam. Türkiye'deki madenlerle en çok ilgilenen şirketlerden biri de Rothschild ailesinin kontrolünde olan Rio Tinto şirketi. Şirketin Türkiye'deki varlığı çok eskiye dayanıyor: 1889! Yanlış okumadınız, evet: 1889!
 
Sayısız örnekte gördüğümüz gibi, madene, sanayiye izin vermek zaten bir bölgenin dokusunu, ekolojisini mahvedecek hareketler değil midir? Peşi sıra bir torba yasa daha çıkarılarak imara da başka faaliyetlere de açılmayacağının bir garantisi var mı? 
Turizm artık resmen yerlerde geziyor. Turizmciler kan ağlıyor, Batılı turist ayağını kesti. Kıyılara tatile gelen yok. Ama ne gam değil mi? Kıyıları da açarız imara olur biter… Madencilik öyle değil nasılsa; maşallah altın yumurtlayan tavuk mübarek. 117 milyon zeytin ağacı tehdit altında mıymış, kimin umurunda? Bütün kıyıları kele çevir, imara aç, patronlara ihaleleri dağıt; kazansın garibanlar. Nasılsa yakında Tunus’tan, Yunanistan’dan ithal ederiz zeytini de. Buğdayı, balı, pamuğu, samanı…vb… olduğu gibi. O da sorun mu yani? Maden sektörü kadar kazandıran başka ne var ki?
 
Lütfen cevap verin: “Çocuklarınız maden yiyerek mi beslenecek?”
Gezegeni, suyu, toprağı, hayvanı, insanı sırf kâr sağlamak üzerinden değerlendiren bir anlayış, sadece bilimsel gerçeklerden, akıl ve mantıktan yoksun değil, maneviyattan da nasibini almamış sayılır oysa. Hadi maneviyatı geçelim… Kuran’daki doğa sevgisi ve önemini anlatan ayetlerden, İslam âlimlerinin bu konudaki sözlerinden örnekler verecektim ama vazgeçtim. Çünkü biliyorum ki bunları defalarca da yazsam bir faydası olmayacak.
Yalnız sonra kimseler sızlanmasın: ‘Hava çok kirli, çocuklarımız nasıl nefes alacak?’ diye. Ekolojik yıkımın yarattığı tahribatlardan dolayı siz ve çocuklarınız kim bilir hangi hastalıklara yakalanacak, düşündünüz mü?
 
Gerçi bende ki de soru değil mi? Tepedekiler olarak kendi çocuklarınız için nasılsa bir yaşam alanı düşünmüşsünüzdür. Ne mutlu size… Hayırlı işler…
Nasılsa gariban halk kimin umurunda… Nasılsa halk geçin kavgasında günü kurtarma çabası içerisinde; size itiraz da etmezler… 
Aydınlar mı? Onu göreceğiz işte…
 
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  19.8.2019
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Gençler!...Arzu KÖK [ 26.5.2022 ] Devamı
MAYISArzu KÖK [ 11.5.2022 ] Devamı
BayramArzu KÖK [ 7.5.2022 ] Devamı
Ölmez Ağacı”mıza Dokunmayın…Arzu KÖK [ 11.3.2022 ] Devamı
2022’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 1.1.2022 ] Devamı
Kökleri Unutmak…Arzu KÖK [ 29.11.2021 ] Devamı
Geleceğini Vuran Ülke Arzu KÖKArzu KÖK [ 27.7.2021 ] Devamı
Batan GemiArzu KÖK [ 12.7.2021 ] Devamı
Çocuk İstismarına Susma!...Arzu KÖK [ 30.6.2021 ] Devamı
Gençlerden Mesaj!...Arzu KÖK [ 16.5.2021 ] Devamı
Şaşırmak...Arzu KÖK [ 10.5.2021 ] Devamı
23 Nisan ve ÇocuklarArzu KÖK [ 24.4.2021 ] Devamı
Laiklik Vazgeçilir DeğildirArzu KÖK [ 3.3.2021 ] Devamı
Bu Vatan BizimArzu KÖK [ 15.2.2021 ] Devamı
Ne Olacak?Arzu KÖK [ 9.2.2021 ] Devamı
Üniversiteye KelepçeArzu KÖK [ 8.1.2021 ] Devamı
Bitmeyen YılArzu KÖK [ 27.12.2020 ] Devamı
The Truman ShowArzu KÖK [ 15.12.2020 ] Devamı
Akılla İnananlara... Arzu KÖK [ 4.12.2020 ] Devamı
Atatürk’ü Anlamak… Arzu KÖK [ 9.11.2020 ] Devamı
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 ] Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 ] Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 ] Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 ] Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 ] Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 ] Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 ] Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 ] Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 ] Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 ] Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 ] Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 ] Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 ] Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 ] Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 ] Devamı
Sayfalar : 1  2  3  4  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam