Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ABD yorumu

 Devamı    
 
 Efe'nin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı
Devamı  
 

 

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan

"Yüksek faizle bir yere varamayız"     

 
  Devamı 

magazin
 
Kaan Yıldırım’la barışan Hadise, paylaşımıyla olay oldu! 
  Devamı  
 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  23904952
Bugün Ziyaretçi :  3074
Aktif Ziyaretçiler :  275

Toplumu Ayrıştırmak…
 
30 Ağustos Zafer Bayramı bu yıl Cuma gününe denk geldi ve Cuma günleri camilerde Cuma Namazı sonrası hutbe okunur. Bu hutbe hepimizin malumu olduğu üzere Diyanet İşleri Başkanlığında hazırlanır ve camilerde okunur. Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramımızın olduğu gün Mustafa Kemal’in ismi bile telaffuz edilmedi. Bu ise cami cemaati içerisinde doğal olarak tepki uyandırdı. Bunun üzerine camiyi terk etmek isteyenlerle kalanlar arasında bir arbede yaşandı. 
 
Milli değerleri tartışma konusu yapmak sanıyoruz ki toplumu ayrıştırmanın bir başka yolu. Ancak camilerin bölünmesinin, yaşanacak ayrışmanın bedeli çok büyük olur. Ya kimse bunun farkında değil ya da kasten yapılıyor. Nedeni ise meçhul…
 
Oysa herkes bilir ki; okul bilgiyi; cami manevi değerleri; kışla vatan duygusunu ortaklaştıran yerlerdir. Okul, kışla ve cami gibi değerler bir yandan manevi ve milli değerleri ortaklaştırırken diğer yandan insanları sosyalleştirir. Bu yüzden de sorumlu devlet yöneticileri haklı olarak kışlaya, okula, camiye ve adalet sarayına siyasetin sokulmaması gerektiğini söylerler. 
 
Bir arada yaşayan insanlar diğerleriyle olan ortak yanlarını fark ettikçe birbirleriyle daha sıcak ilişki içine girerler. Birbirlerinin ortak yanlarını fark eden insanlarda dayanışma, fedakârlık ve yardımlaşma duygusu da gelişir. Aynı coğrafyada yaşamak, aynı inancı paylaşmak ve nihayet aynı tarihe sahip olmak da insanlar arasındaki ortaklığı artırır. Türk milletine düşmanlık besleyenler bu nedenle birleştirmeyi değil ayırmayı; bütünleştirmeyi değil ayrıştırmayı tarihi strateji olarak kullanmışlardır.  “Böl ve yönet” ya da “ayır ve buyur”  stratejisi bu gerçeğin ürünüdür. 
 
Türk milleti, kendisine rehberlik etmiş olan bütün milli, manevi önder ve değerlerini ayrıştırarak değil birleştirerek millet olmuştur. Tarih boyunca ayrıştırmalar, farklılaştırmalar ve ötekileştirmeler hep parçalamış ve bölmüştür. Şimdi yeniden bir ayrıştırma söz konusudur ki bu ülkemiz için bir felaket demektir. Ancak son yıllarda uygulanan politikalarla; 
 
1- Empati yoksunu ve bencil
2- Şımarık ve kibirli
3- Genelleme, yaftalama manyağı
4- Mikro düzeyde duyarlı makro düzeyde umursamaz
kişilikte insanlar ile doldu toplum. Bu insanlar;
 
- Kendi fikrinde ve zikrinde olmayan herkesi horgörür, kötü davranır, adaletle yaklaşmaz. 
- Herhangi bir makam, statü, ünvan, para, şöhret, vb… dünyalık dopingleri alan bireyler kendilerini bir şey sanır hale geliyor. Alt kademede de böyle üste de…
- Doktor olur her şeyi o bilir, esnaf olur en iyi ekonomist odur, öğretmen olur kendi sorunlarını savunanı benimsemez. 
- Mal ve makam ile kendini yukarda ya da aşağıda hisseder bu nedenle daima eziktir. 
- Ülkedeki herkesi sınıflandırır ve notunu da, davranışını da bu sınıflandırmanın sonunda kararlaştırır. Kısaca insanı sevmez, Yaradandan ötürü sever görünür sadece ama sevmez özünde… 
- Ülkede ne yolsuzluk olmuş, ne adaletsizlik umurunda değildir ama maaşından 100 tl kesilse ana avrat söver, memleket mum gibi erir, o tepkisizdir. 
 
Oysa topluma yeniden anımsatılmalıdır ki bizim birlik beraberliğimiz zaten var. Bizim Allah'ımız bir, Bayrağımız bir, toprağımız bir, vatanımız bir, tarihimiz bir, kültür ve medeniyet kaynaklarımız bir, mukaddeslerimize sevgimiz-saygımız bir... Olumsuzluklarla yolsuzluklara tepkimiz bir, daha dürüst bir toplum, daha kararlı ve kaliteli bir Türkiye özlemimiz bir, savaşlara karşı çıkışımız birdir. Bu anlamda yüzlerce birlik noktasına sahibiz. Buna karşılık farklı noktalarımız o kadar fazla değil. Çok çok mezhebimiz farklı, cemaatimiz-tarikatımız farklı, kıyafetimiz farklı, siyasetimiz farklıdır. Belki biraz da öncelikli sorunlarımızla hizmet tarzımız ve anlatım metodumuz  farklılık gösteriyor. Ancak bu farklılıkların hiçbiri birlik beraberliğimizi sağlayan değerlerden önemli değildir. Olamaz da…
Çatışma konularına mesafeli davranmalı ve birlikte yaşamayı, özümüze dönmeyi başarmalıyız. Ayrıştırmanın önünde durmalıyız. Özellikle dış düşmanların kışkırtmalarıyla körüklenen bu ayrışmadan Kuvâyi Milliye döneminde oluşturulan büyük uzlaşmayı yeniden sağlamalıyız. Türk toplumunun yapısında olan imece kültürünü yaygınlaşmalı, birlikteliğin güzelliği anlatılmalıdır. Ülkemizin bir toplumsal barışa ihtiyacı vardır.
 
Son zamanlarda hep yeni parti çalışmalarından bahsediliyor, çalışıyor birileri bu anlamda. Ancak bu ülkenin yeni bir partiden çok toplumsal barışa ihtiyacı vardır. Bu toplumsal barış sağlandığında halkımız birlikteliğin önemini kavrayacak ve ülkemiz tüm sorunlarından da kurtulma yolu bulacaktır. Belki de bu yüzden istenmiyor bu ülkede toplumsal barış… Ne dersiniz?...
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  4.9.2019
İzlenme:  398
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
Üniversiteye KelepçeArzu KÖK [ 8.1.2021 Devamı
Bitmeyen YılArzu KÖK [ 27.12.2020 Devamı
The Truman ShowArzu KÖK [ 15.12.2020 Devamı
Akılla İnananlara... Arzu KÖK [ 4.12.2020 Devamı
Atatürk’ü Anlamak… Arzu KÖK [ 9.11.2020 Devamı
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 Devamı
Ders Alacak mıyız?Arzu KÖK [ 25.4.2020 Devamı
100. YılArzu KÖK [ 22.4.2020 Devamı
Çölde Oluşturulan Vahalar Arzu KÖK [ 20.4.2020 Devamı
Corona ve DoğaArzu KÖK [ 11.4.2020 Devamı
Vicdan!...Arzu KÖK [ 4.4.2020 Devamı
Yarın Çok Geç Olabilir!...Arzu KÖK [ 31.3.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
2020’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 31.12.2019 Devamı
1921 Maarif Kongresi Arzu KÖK [ 24.11.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

ANA ÇELİŞKİ ULUS DEVLETLER VE KÜRESEL ŞİRKETLER
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Hüseyin TOPRAK

SÖZDE DARBE…
M. Yahya EFE

Her yerde kar var
Orhan SELEN

GAZETECİLİK NE DURUMD
Harika ÖREN

Covid-19 Mobbing gölgesindeki kadınlar
Belma Demir AKDAĞ

KORKU VAR, ENDİŞE VAR, ÖFKE VAR
Arzu KÖK

Üniversiteye Kelepçe
Ayten YAVAŞÇA

GÜNEŞ İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ ÜZÜMLERİN AŞKI!
Ahmet GÖKSAN

BAŞARININ ENGELİ
Handan ÇÖLAŞAN

Nice mutlu yıllara...
Şahika ÖNER

BİR KIŞ MASALI; SALDA
Metin Mercimek

EŞEK GÖZÜ"
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Sevinç ŞİMŞEK

Şüphe
Oktay ZERRİN

GAZETECİLER
Alev YILDIRIMCI

YAŞAMI ZORLAŞTIRIYORUZ
Dr. Doğan KUŞMAN

ERMENİSTAN İLE TÜRKİYE İLİŞKİSİ
Dr. İbrahim ATEŞ

DOSTLARA DUA
Fevziye ŞİMDİ

100 Maddelik Hayat Anayasası.
Samet Şimşek

BEN KİMİM?
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam