Ankara'nın başkent oluşunun 97. yılı
 Devamı    
 
 
 Servet Ramazan, Kilis Belediye Balkanı seçildi.
  Devamı    

 

 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
"Toplu mekanlardan kaçınalım"  
  Devamı 

magazin
 
 
57. Antalya Film Festivalinde
En İyi Film ödülü
HAYALETLER
  Devamı  

 

 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları
altın fiyatları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

 


 
Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  23419750
Bugün Ziyaretçi :  3352
Aktif Ziyaretçiler :  92

Yarın Çok Geç Olabilir!...
 
Doğmak ve ölmek kavramları yaşam döngüsünün bir parçası değil midir? Son zamanlarda medyada, dikkat ettiyseniz haberler doğum ve ölüm ilanları gibi. Ölüm korkusunu yayma için miydi tüm bunlar? Acaba bu durum salgına hazırlık mıydı? Bu dünyada onlarca salgın oldu ama hiçbir zaman tepki bu kadar çok olmadı. Yoksa bu kadar çok medya yoluyla pompalanıyor olması korku/endişe/panik havası yaratmak için mi? Yoksa şu anda büyük bir savaşın oyuncakları mıyız? Bu savaşın adı var mı bilmiyorum ama çok can yakacağı kesin…
 
Şöyle bir tarih kitaplarını karıştırdığımızda, “Yüzyılın Savaşı” diye nitelenenlerin bile yüz yüze vuruşma ile gelişmiş olduğunu görürüz. Daha düne kadar terör örgütleri yoluyla dünyayı dize getirmek isteyenler, ne olmuştur da bir virüs ile adeta yeni bir Dünya Savaşı çıkarmıştır? Kim bilir kaç yıldır hazırlık yapılıyordur bu savaş için? Var mı düşünen? Gerçi var evet. Türlü senaryolar anlatılıyor her gün farklı kanallardan. Peki hangisi doğru? Neden şimdi? Bu soruların yanıtı yok.
 
Hani derler ya “Güneş doğudan doğar” diye. Evet neredeyse dünya var olduğundan beri de bu böyledir. Ama acaba bu fiziksel bir doğa olayı mı? Anlatılmak istenen bu mu? Yoksa bu kültürel bir yayılımı mı anlatıyor? Şöyle bir tarihe baktığınızda kadim uygarlıkların hemen hepsi doğudadır. Ve batı evet daha da geliştirmiştir ama köklerini bunlardan almışlardır. Yani doğudan yayılmıştır dünyaya her şey. Kıyamet alametleri der ki “Güneş batıdan doğduğunda…” Fiziksel olarak bu mümkün mü, değil. O halde güneşi/kültürü batıdan yaymak isteyenler var. Ancak bu asla mümkün değildir. Bu anlamda her ne kadar unutulmuş gibi görünse de doğu insanlarının içinde bir yerde kadim bilgiler var ve bu bilgilerle baş etmek kolay değildir, olmayacaktır.
 
Biliyorsunuz geçenlerde sınır kapılarını açan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Doğu / Asya merkezli göçlerin batıya geçişine kapı açmış bulunmaktaydı. Bu göçün arkasında ise Sünni Müslüman olarak kendini tanımlayan bir kesim vardı. Kendi eliyle doğayı yok eden batı, bir taraftan sömürüp / kazancını yeniden sömürdüğüne satan batı, bugün sömürdüğü bir topluluğun tarih de görülmeyecek bir göç dalgasıyla karşı karşıya bırakılmıştı. Bu ise güneşi batıdan doğurmak isteyenlerin hoşuna gitmedi. Belki de bu virüs bunun sonucu olarak mı daha çok yayıldı?  Acaba insanlık bir kesimin idealleri uğruna kendi sonunu hazırlama savaşına mı girdi?
 
Bir de dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta daha var. Bu virüs ortaya çıktığından beri Kâbe, Mescit-i Aksa, hatta Vatikan bile kapısına kilit vurdu. Tüm dinlerde Tanrı inancı söz konusudur ve hepsi inanır ki “Tanrı’nın verdiği canı yalnız kendisi alır.” Peki madem bu inanç hepsinde var da nasıl bu kadar korkutulabildi bu kadar insan? Yoksa amaçlarından biri de dinleri yok etmek mi? Peki yıllardır Tanrı’nın dinlerine savaş açanlar bile nasıl bu virüsten korkup önlem alır duruma geldi?
 
İdeallerini hayata geçirme savaşına girmiş olanlar, biliniz ki gün gelecek bizleri bu virüsü bile mumla aratacak daha büyük felaketlere de kapı aralamış olacaklar. Farkında mıyız acaba? Henüz yaşanan sıcak bir olay var ve fark edemedik ama gelecek, felaket tellallığı yapmak da istemiyorum ama büyük felaketlere gebe. Bu salgın belki de bir uyarı niteliğinde hepimiz için… 
 
Bu nedenledir ki ayakta kalmak isteyen uluslar, öncelikle bu virüsün arkasında gizlenenleri bulmalı ve özellikle amaçları tespit edilerek bu yönde önlem almaya başlanmalıdır. “Bu süreçten ne kazanırım?” şeklindeki kapitalist mantığı bir kenara itip önlem alınmaya başlanması gerekmektedir. Bu hem virüsü alt edebilmek hem de geleceği sağlam bir şekilde kurabilmek adına elzemdir.
 
Bu yazımda benim de kafamda olan pek çok soruyu sordum sizlere, yanıtlarını ancak ortak akılla çözeceğimiz... Ama bir soru daha; acaba ülkemde ortak akıl sistemini kurabilecek bir merkez var mı? Gerçek liyakat sahiplerini bir araya getirip bu ülke ve geleceği için çalışabilecek, sadece bu ülkeyi ve insanını düşünebilecek bir yönetime sahip miyiz? Umarım sahibizdir. Yoksa yarın çok çok geç olacak…
 
Türkiye Cumhuriyeti’nde toplu kıyımları hesap edenlerin şeytani fikirlerine karşı dirlik/birlik olma zamanı gelmiştir, geçmektedir. Karar verin artık…
 

 

Ekleyen:  Arzu KÖK
Tarih:  31.3.2020
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Arzu KÖK Yazıları
MuhalefetArzu KÖK [ 14.10.2020 Devamı
Mahşere Çok Yok…Arzu KÖK [ 26.9.2020 Devamı
Neler Oluyor?Arzu KÖK [ 21.9.2020 Devamı
Alkış!...Arzu KÖK [ 14.9.2020 Devamı
Öğretmen Yük mü?Arzu KÖK [ 2.9.2020 Devamı
Çocuktan Gelin Olmaz!Arzu KÖK [ 9.8.2020 Devamı
Kadın ve TeknolojiArzu KÖK [ 4.8.2020 Devamı
Fatih Sultan Mehmet'in Bedduası...Arzu KÖK [ 17.7.2020 Devamı
Cehaletin Sesi Aklı SusturuyorArzu KÖK [ 7.7.2020 Devamı
Savunma YürüyorArzu KÖK [ 23.6.2020 Devamı
Kültür – Miras ve YassıadaArzu KÖK [ 2.6.2020 Devamı
Bitmeyen SenfoniArzu KÖK [ 30.5.2020 Devamı
Gençlerimiz!...Arzu KÖK [ 20.5.2020 Devamı
Kızılay Meydanı ve GüvenparkArzu KÖK [ 12.5.2020 Devamı
Evdeyiz!...Arzu KÖK [ 3.5.2020 Devamı
Ders Alacak mıyız?Arzu KÖK [ 25.4.2020 Devamı
100. YılArzu KÖK [ 22.4.2020 Devamı
Çölde Oluşturulan Vahalar Arzu KÖK [ 20.4.2020 Devamı
Corona ve DoğaArzu KÖK [ 11.4.2020 Devamı
Vicdan!...Arzu KÖK [ 4.4.2020 Devamı
Corona ve DuaArzu KÖK [ 21.3.2020 Devamı
Ulusal Yas… Arzu KÖK [ 2.3.2020 Devamı
Suriye ÇıkmazıArzu KÖK [ 24.2.2020 Devamı
Ölmek mi Kalmak mı?Arzu KÖK [ 9.2.2020 Devamı
Deprem!...Arzu KÖK [ 28.1.2020 Devamı
Çankaya’nın IşıklarıArzu KÖK [ 20.1.2020 Devamı
Vicdanınız Var Mı?Arzu KÖK [ 7.1.2020 Devamı
2020’nin Yıldız FalıArzu KÖK [ 31.12.2019 Devamı
1921 Maarif Kongresi Arzu KÖK [ 24.11.2019 Devamı
Anadolu ve CumhuriyetArzu KÖK [ 30.10.2019 Devamı
Kaz Dağları ve KnidosArzu KÖK [ 10.9.2019 Devamı
Toplumu Ayrıştırmak…Arzu KÖK [ 4.9.2019 Devamı
Ölmek İstemiyorum!...Arzu KÖK [ 25.8.2019 Devamı
Satılan, Kirletilen CennetArzu KÖK [ 19.8.2019 Devamı
Eğitim Sınıfta Kaldı… Arzu KÖK [ 27.7.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  3  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

KIBRIS DÜNYANIN MERKEZİ OLUYOR
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Yekta Güngör ÖZDEN

Siyasal çarpıklıklar
Hüseyin TOPRAK

BU YAZ BÖYLE GEÇTİ GELECEK YAZI BİLMEM…”
M. Yahya EFE

Güven duymak
Orhan SELEN

Kara çarşafı kim yasakladı?
Harika ÖREN

Ahmet Taner Kışlalı’yı anarken
Arzu KÖK

Muhalefet
Belma Demir AKDAĞ

SABIR, SABIR YA SABIR
Münevver ÖZCAN

YENİDEN DENGELENECEĞİZ ..
Ahmet GÖKSAN

PAZAR'LIK ÖZÜN BAŞARISI
Metin Mercimek

UNUTMADIM SENİ BEN
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Handan ÇÖLAŞAN

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Şahika ÖNER

ANTALYA BEYDAĞLARININ HİKAYESİ
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Mahmut SELÇUK

EVDE KAL TÜRKİYEM
Fevziye ŞİMDİ

TÜRK DİL BAYRAMI
Oktay ZERRİN

GAZETECİ EFE KÖPEĞİ MAÇO' YU UNUTMADI !
Sevinç ŞİMŞEK

Dikkat ettiniz mi?
Dr. Doğan KUŞMAN

MEHDİLİK KAVRAMI NEDİR?
Nejat TAŞKIN

NE YAZSAM DİYE DÜŞÜNÜYORUM

 

 

MICHELIN Ana Bayii GÜLER KARDEŞLER 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam