Emekli Orgeneral Safder Necioğlu vefat etti      

 Devamı  
 

  Yunus Emre zamanında Anadolu'nun durumu

 Devamı  


 

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KOTLU OLSUN

 

magazin
 
 
 
Cengiz Taşkent ve Korosu'nun Atatürk'ün sevdiği Şarkılar Konseri 
 

  Devamı   

 

 

 
 
 
 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Döviz Kurları

Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  25874617
Bugün Ziyaretçi :  1408
Aktif Ziyaretçiler :  120

YÜKSEK TEPELER
 
Sevgili okurlarımız,
Bu öykü Malkara köylerinden alınmış olup,  cevrede herkes tarafından bilinen bir hikayedir. 
 
Sizlere burada, insanların, anne babalarının, köklerinin, yaşadıkları yerlerin, yaşadıkları müddetçe  ne kadar önemli olduğunu irdelemek istiyorum. 
 
Aslında, Türk toplumu olarak bunu gayet iyi biliyoruz. Yıllardır yurtdışında çalışmak zorunda olan ve orada yaşayan insanlarımız, çalışır, çabalar, sonunda vatanlarına dönerler, evleri, arabaları vardır ama en güzel yıllar, çalışarak, zorlanarak, belki horlanarak, hasretle, çabayla geçmiştir. Bizler annesinin birtanesiyiz. Döndükten sonra bu özlem ve yorgunlukla bir oh derler ama bu sefer de, yılların acıları yavaş yavaş çıkmaya başlar.  Yaşlılık, hastalık, derken varılacak  yol da biter artık. 
 
Gelelim hikâyemize. Söylentiye göre, çok eskiden,  köyün birinde, Zeynep adında güzel bir köylü kız yaşarmış. Aşrılardan, uzaklardan köydeki bir düğüne gelen Ali ismindeki genç, Zeynep'i görür görmez çok beğenir  ve köyüne döner dönmez  Zeynep' e  görücü gönderir. Zeynep'i Ali'ye verirler ve kısa bir zaman sonra yapılan düğünle Ali Zeynep'i alır kendi köyüne götürür.
 
Zeynep'in gelin gittiği köy 6 gece 6 gündüz sürer. Çok uzaktır. Bu kadar uzak olduğundan Zeynep anasını babasını tam 7 yıl göremez.  Zaman zaman kocasına  söylese de götürmez. Zeynep bir türkü mırıldanmaya başlamıştır. Içinde yanan özlemle solmaya da başlamıştır.  Köyün bir tepesindeki evlerinde yanık yanık söylediği türküler bütün köylüleri üzmeye başlamış. Defalarca söylese de artık kendisine pek de aldırış etmeyen  kocası onu köyüne götürmediği gibi, horlamaya, eziyet etmeye de başlamış.  Bu hasret ve eziyetle Zeynep artık yataklara düşmüş. 
 
Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için köylü, kocasına, ailesini çağırmasını salık vermiş. Ali çaresiz, 6 gün 6 gece köye gitmiş,  Zeynep'in anne babasını alıp getirmiş. Zeynep perişan bir halde onlara da  içler acısı türküsünü mırıldanmaya başlamış.   Zeynep'in annesi kızını o halde görünce kendini yerlere atmış, bayılmış. Köy halkı da ağlamaya, ağıt yakmaya başlamış. Annesi babası gelmiştir ama artık çok geçtir. Zeynep hasretini giderir ama bir daha onmaz, sonu ölümle biter. 
 
İşte o gün bu gündür bu türkü; ayrılığın, hasretin, köklerin türküsüdür. 
 
Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler 
 
Uçan da kuşlara malûm olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi. hem babamı
Ben köyümü özledim.
 
Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse 
Kardeşlerim yolları bilse de gelse
 
Uçan da kuşlara malûm olsun 
Ben annemi özledim 
Hem annemi, hem babamı 
Ben köyümü özledim.
 
Böyle işte sevgili dostlar. Bu hikayeyi okuyunca çok duygulandım. Hani bazen bir şarkı, gelir boğazınızı düğümler, bir koku sizi taaa uzaklara götürüp orada birşeyler aratır, bir söz sizi kimsenin ağlatamadığı kadar ağlatır ya.  
İste bana da simdi öyle oldu. Şu anda hastenede yanında olduğum, illet bir hastalığa yakalanan biçarem, canım, meleğim, Meral teyzecigimin hali, benim bu yazıyı yazmama sebep oldu.
 
Uzun zamandır mücadele ediyorduk, bütün dostlarımla, arkadaşlarımla, akrabalarımızla dualar ediyorduk. Can parçası  doktor oğlu Tolga, heran yanında, can eşi canımız  Özlem hep yanıbaşında, ben de artık onlarda kalmaya başlamışken,  bir gün genel durumu bozuldu ve hastaneye yatırmak  zorunda kaldık. 
 
Evde zorlandığı zamanlarda, iç sıkıntıları esnasında ve evdeki son günlerinde "annemi istiyorum, annem gelsin" demeğe başlamıştı. Bir bebek gibi annesini istiyordu. Öyle üzülüyordum ki, yıllar evvel, bir bayram sabahı geçirdigi kalp krizi sonucu, aniden kaybettiğimiz anneannemi istiyordu. Çünkü ona en iyi annesi bakar, acılarını annesi dindirir, ona sığınır,  o O'nu iyiyleştirirdi.
 
Uzun zamandır hastanede kalıyoruz.  İlk geldiğimizde evdeki halinden iyi bir hale gelmiştik, hatta, üçbuçuk hafta sonra biraz iyileşince bayramı da denk getirerek  eve bile çıktık. Artık hastaneye gitmeyebilirdik, böyle evde idare edebilirdik. Ama beş, altı gün sonra,  yine evde müdahale edemeyeceğimiz bir hale girdi. Hastanedeydik artık ve  günler geçtikçe  bu illetten kurtuluş olmadığı gibi, günlerinin de sayılı olduğunu  görmeğe başladım. Allah bilir.  
 
Sıkıntıları arttıkça uyku aralarında sayıklamaya başlamıstı. Dedikleri neydi biliyor musunuz.? Baba, anne, abla. Babaaaam, anneeeem, ablaaaa diye uzatıyordu da eğer uykuya dalamazsa. Doğduğu zamanki ailesinde rahmetli olanlar,  yıllar evvel kaybettiği babası, annesi ve ablasını arıyordu rüyalarında. Onları yanında istiyordu. Özlemişti. Onların hasreti, özlemi, yoklukları, yokluklarının verdiği acı hep içindeydi belki ama şimdi dilindeydi.  Belki bilinçaltında,  yıllar içinde bastırdığı, özgürce yaşayamadığı, onların yokluklarının acısını yaşıyordu. Ama ne acı. Öyle acı ki, dayanılır gibi değil. "Allahım dayanamıyorum, Babam gelsin beni alsın, söyleyin babama".
 
Tolga. Oğlu. Tolga; kaldığımız hastanenin Kalp ve Damar Cerrahlarından. Sabah erkenden geliyor, bütün gün hastanede, hem çalışıyor hem annesinin tıbbî gereklerini yapıyor,  hem de ona her an yanında olarak, sevgi ve güç veriyor. Bıraksam geceleri benim yerime o kalacak ya da eşi Özlem'imiz. Aşamları melek anneciğine sevgiyle veda ederek, ama sabaha kadar nöbettekilerle görüşerek,  iyi ki ben varım yanında diyerek eve gidiyor. 
Sabahları saat beşbuçukta,  hastane uyanıyor. Teyzeme "Tolga birazdan gelecek,  bak teyzeciğim, gün ağardı" diyorum... gözleri yollarda.. oğluşunu bekliyor, gelince de gönül rahatlığıyla yine uykuya dalıyor. 
Servisteki bütün hemşireler ve nöbetçi doktor her an yanımızda  olsalar da, teyzecim yine de kendinde  birşey hissetse; "Tolga'ya haber ver, Tolga gelsin", derken Tolga artık baba olmaya başlamıştı. O"nu iyi edecek, en çok güvendiği, sevdiği baba. Baba gelsin...
 
İçler acısı yanık bir türkü hikayesi bizi buralara kadar getirdi. 
 
Demek istediğim şu ki dostlar; doğduğun ev, uyurken sarıldığın kardeş, mama veren babanne, ayağında sallayan anneanne, dede, sana yavrum diye canını verip her fedakârlığı yapan  anne, baba, dünyaya geldikten sonra gözlerini açıp büyüdüğün ev, senin köklerin. Onlarsız olmaz. Onların kıymetini bilelim, hiç ayrılmayalım. Ölene kadar. 
 
Ölüm var dostlarım. Dünyamızın, kurallarından. Allahımızın takdiri, biz canlıların bir gün mutlaka tadacağı. Ama öldükten sonra da birlikte olacağımız, büyük bir sevgi, ışık, mutluluk, kavuşma var sonrasında. Babamıza, annemize, sevdiklerimize  Allahımıza kavuşma var. Çok şükür. 
 
Metanetli olmaya çalışıyorum ama çok zor dostlar, Allah çektirmeye inşallah, yolumuz Allah'a, Allah melek teyzeciğimin yardımcısı ve yardımcımız olsun. 
 
Sağlıcakla ve evimizle, yuvamızla kalalım.
 
Handan Çölaşan 
 

 

Ekleyen:  Handan ÇÖLAŞAN
Tarih:  17.6.2020
İzlenme:  304
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Handan ÇÖLAŞAN Yazıları
Yine günlarden bayramHandan ÇÖLAŞAN [ 19.7.2021 Devamı
Orhan Saygıcı'yı kaybettikHandan ÇÖLAŞAN [ 19.7.2021 Devamı
Polis Haftamız Kutlu OlsunHandan ÇÖLAŞAN [ 10.4.2021 Devamı
Çağımızın Yeni HastalığıHandan ÇÖLAŞAN [ 21.2.2021 Devamı
İlhan CAVCAV!Handan ÇÖLAŞAN [ 29.1.2021 Devamı
Nice mutlu yıllara...Handan ÇÖLAŞAN [ 1.1.2021 Devamı
17 AralıkHandan ÇÖLAŞAN [ 17.12.2020 Devamı
Dünya Piyanistler GünüHandan ÇÖLAŞAN [ 7.12.2020 Devamı
24 Kasım Öğretmenler GünüHandan ÇÖLAŞAN [ 23.11.2020 Devamı
Kıbrıs ımızın 37 kuruluş yıldönümü Handan ÇÖLAŞAN [ 15.11.2020 Devamı
ORDA SABAH OLMADI MI...Handan ÇÖLAŞAN [ 9.11.2020 Devamı
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü.Handan ÇÖLAŞAN [ 5.10.2020 Devamı
Hayat devam ediyorHandan ÇÖLAŞAN [ 29.9.2020 Devamı
Nazende SevgilimHandan ÇÖLAŞAN [ 16.8.2020 Devamı
TEYZEM...Handan ÇÖLAŞAN [ 23.6.2020 Devamı
Timüs Bezi Handan ÇÖLAŞAN [ 22.5.2020 Devamı
ANNEMİ İSTİYORUMHandan ÇÖLAŞAN [ 10.5.2020 Devamı
KEDİLERHandan ÇÖLAŞAN [ 2.5.2020 Devamı
SARS COVIT 19 .... Evde kalmamız şartHandan ÇÖLAŞAN [ 23.3.2020 Devamı
Serdar OKAN Resim SergisiHandan ÇÖLAŞAN [ 16.3.2020 Devamı
Karma'şa Resim SergisiHandan ÇÖLAŞAN [ 1.3.2020 Devamı
Korona Virüsü.Handan ÇÖLAŞAN [ 2.2.2020 Devamı
N'olurdu?Handan ÇÖLAŞAN [ 2.2.2020 Devamı
İSTANBUL DEYİNCE.... Handan ÇÖLAŞAN [ 19.1.2020 Devamı
İstanbul deyince...Handan ÇÖLAŞAN [ 16.1.2020 Devamı
15 Kasım KIBRIS 36.YIL KUTLAMALARIHandan ÇÖLAŞAN [ 15.11.2019 Devamı
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma GünüHandan ÇÖLAŞAN [ 4.10.2019 Devamı
DÜNYA BARIŞ GÜNÜHandan ÇÖLAŞAN [ 22.9.2019 Devamı
Murat Dedeman Hayatını KaybettiHandan ÇÖLAŞAN [ 27.7.2019 Devamı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 45. yıldönümü. Handan ÇÖLAŞAN [ 24.7.2019 Devamı
BABİL BAHÇELERİHandan ÇÖLAŞAN [ 1.7.2019 Devamı
Anneler Gününüz kutlu olsunHandan ÇÖLAŞAN [ 12.5.2019 Devamı
HıdırellezHandan ÇÖLAŞAN [ 5.5.2019 Devamı
23 Nisan kutlu olsunHandan ÇÖLAŞAN [ 23.4.2019 Devamı
4 Nisan Sokak Hayvanları GünüHandan ÇÖLAŞAN [ 4.4.2019 Devamı
Sayfalar : 1  2  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

TÜRK DÜNYASI BÜTÜNLEŞİYOR
Hüseyin TOPRAK

DİNDAR İLE DİNCİYİ AYIRT ETMEK…
M. Yahya EFE

Kilis’in Eğitim Hayırseverleri
Harika ÖREN

ENGELLER AŞMAK İÇİNDİR
Belma Demir AKDAĞ

NEREYE KADAR
Ahmet GÖKSAN

SAVAŞIN HELLİMİ
Ayten YAVAŞÇA

AĞLAR GEZERİM SAHİLİ SANKİ BENİMLESİN
Metin Mercimek

BEN ÖĞRETMENİM
Arzu KÖK

Kökleri Unutmak…
Mehmet KADIOĞLU

Efece Haber'de
Handan ÇÖLAŞAN

Yine günlarden bayram
Fevziye ŞİMDİ

BEYNİMİZ VE MUTLULUK HORMONU
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Alev YILDIRIMCI

OKUMALISIN
Dr. Doğan KUŞMAN

KURANI KERİMİ OKUMAK DEĞİL YAŞAMAK LAZIM!
Şahika ÖNER

SONBAHARIN İÇİNDE!
Nevin BALTA

Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi
Münevver ÖZCAN

ŞİKAYET ETME DEĞİŞTİR ..
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Sevinç ŞİMŞEK

Bilgimiz yok, zikrimiz AŞI !
Oktay ZERRİN

ŞİDDET ŞİDDETİ DOĞURUR !
Sevgi Ünal

DİKEN ÜSTÜ
Samet Şimşek

Parçalanmış bir toplumda GENÇ olmak

 

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam