Kilis Yardımlaşma derneği 
 

 

 

 

 

Sevgisiz dostluk olmaz!

Devamı  

 Türkiye'nin tek buz müzesi binlerce ziyaretçi ağırladı

 

 


  


Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy zirvesi: Savaşı bitirmek istiyoruz

magazin

NEVİN BALTA'NIN SON
KİTABI YAYINLANDI

 Devamı 

CACA OYUNU CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ'NDE


 

 

 

Milli Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel ile Röportaj 


Klasik Türk müziği sanatçısı, icracı ve bestekar, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca, vefatının birinci yılında yad ediliyor.

 
 
 
  AKPINAR Temmuz 2017 Sayısı
 
 
 AKPINAR Mart 2017 Sayısı
 
 
 
Bir insanlık dersi...
 
 

 Orhan SELEN

Devamı

 

  
Hava Durumu Bilgileri

 
Anket
Anket Seçilmemiş
Diğer Anketler

Ziyaretçiler
Toplam Ziyaretçi :  35132559
Bugün Ziyaretçi :  4843
Aktif Ziyaretçiler :  4843

AŞÛRE
 
 
 
Bolluk, bereket dilekleriyle kutsanan bu yiyecek Mutfağımızın en özel tatlarından birisidir. Kurban bayramından sonraki Muharrem ayının onuncu günü “aşûre günü”dür. Bilindiği gibi aşûre günü ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Örneğin, Hz. Adem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Yunus’un balığın karnından çıkarılması, Hz. Musa ve Hz. İsa’nın doğması, Hz. Süleyman’a mülkün verilmesi, Hz. Musa kavminin Firavun’un zulmünden kurtarılması, Tufanda Hz. Nuh’un gemisinin, Hz. İbrahim’in Nemrut’un ateşinden kurtulması, Hz. İbrahim’e kavuşması gibi. Hz. Hüseyin’in 10 Muharrem Hicri 61’de Kerbelâ’da şehit edilmesi eskiden beri önem verilen Muharrem ayının daha da önem kazanmasına neden olmuştur. Bundan sonra aşûre Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in ruhları için pişirilip dağıtılan bir yiyecek olmuştur. Bu nedenle Muharrem ayının ilk on gününde bu olay hatırlanır, yas tutulur, mersiyeler okunur. Onuncu günde de aşure pişirilerek yastan çıkılır.
 
Tatlı etrafında oluşan rivayetler gibi aşûrenin çeşitleri de saymakla bitecek gibi değildir. İlk aklıma gelenler; adi aşure, Muharrem aşuresi, sütlü aşure, süzme aşûre.. Ha bir de “Frenk arpası aşûresi” vardır. Bazılarının adlarından yararlanarak tatlının malzemeleri, nasıl hazırlandığı hakkında bir tahminde bulunulabilir.
 
Örneğin adi aşureye istenilen malzemeler konulabilir. Hatta dövme bulamayanlar Sivas’ta olduğu gibi bulgur ile de yapabilirler. (1) Ama Muharrem ayında pişirilen aşureye belli sayıda, belli malzemelerin konulması gerekir.
 
Malzemeler gibi sayılar da yörelere, inanışlara, kişilere göre 7, 10, 12 ve 33 olarak değişebilir.
İçine konulan tahıllar bereket ve bolluğu, süt zemzem suyunu temsil eder. Tuz ise bildiğimiz “tuz ekmek” hakkının tatlıya uzanan bir koludur. Aleviler on iki imamı temsilen aşureye on iki malzeme koyarlar. Bazıları Hz. Nuh’un tufandan kurtuluşunda gemide otuz üç malzeme kaldığı rivayetini esas alırlar. Onların aşuresinde de otuz üç malzeme bulunur. (2)
 
Süzme aşurenin şartı; helmelendikten sonra suyunun süzülmesidir. (3) Kıbrıs’ın “Buğday Dondurması” ya da “Buğday Muhallebisi” olarak adlandırılan tatlısı da bir çeşit süzme aşuredir aslında. Özü çıkarılan buğday kısık ateşte pişirilmekte, gülsuyu ve şeker eklendikten sonra kaplara boşaltılarak ağartılmış badem ile süslenmektedir. (4)
 
Aşûrenin malzemelerine gelince; çeşitli tahıllar, bakliyat, baharat, meyveler, tatlandırıcılar ve koku vericiler gruplarından onlarca yiyecek sayılabilir. Çeşitli tahıllar ve türevleri (arpa, buğday- dövme, nişasta- pirinç, mısır), bakliyat (fasulye, börülce, bakla, nohut), meyveler (nar, ceviz, fındık, fıstık, üzüm, kayısı, incir, hurma, elma), tatlandırıcılar (şeker, pekmez, bal vb.), koku vericiler (misk, misk göbeği, gül suyu, gül yağı, portakal kabuğu, limon kabuğu vb.), baharat (rezene, tarçın, vb. ), hayvansal ürünler (süt, tereyağ) ve diğer malzemeler (susam, damla sakızı…)
 
Tüm malzemeleri sıraladım ama bazılarının günümüzde kullanılmadığını, bazılarının da sadece aşurenin süslenmesinde kullanıldığını belirtmelim. Örneğin, misk, amber günümüzde kullanılmayan malzemelerden aklıma ilk gelenler.
 
Bu özel tatlı çevresinde oluşan inanışlar da çok zengindir. Örneğin, kurban bayramında kurban kesenlerin Muharrem ayında aşûre pişirmeleri, bazı yörelerde pişirilen aşurenin bolluk ve bereket için evin etrafına serpilmesi gibi.
 
Aşûrenin çeşitli şekillerde sözlü kültürümüze yansıdığı da görülür. İçinde on çeşit nevale olması gerektiği için Sivas’ta “döşür, pişir, aşur” olarak (5) halk ağzında ifadesini bulması,
Kilis’te çok konuşan, her şeye burnunu sokan kişilere “dili bir aşir kazanını yur” denilmesi gibi. (6)
 
Mütevazi bütçeli aileler mutfaklarından saray ve konaklara, tekkelerden ziyafet sofralarına, sünnet düğünlerinden dergahlara kadar coğrafya, dil, din, ırk gözetmeyen, yerine çok mütevazi, yerine göre şaşaalı, bazen yası, bazen sevinci ve genellikle bolluk ve bereketi çağrıştıran bu olağanüstü yiyecek ile ilgili anlatacak o kadar çok şey var ki. Aşurenin servisinde, dağıtılmasında kullanılan özel kaplardan, testilerden söz etmemek olur mu hiç?
 
Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Sultan’ın pişirtip dağıttırdığı süzme aşurenin içerisine sibiryağı (tereyağ) koydurttuğunu anımsamamak? Ya 1882 yılında Mısır Hidivi’nin karısı Nazlı Sultan’ın, altın ve gümüş simlerle işlenmiş örtülü tepsi içerisinde, gümüş kaselerde sunulan aşurenin üzerine serpilen altın sikkelere ne demeli? (7)
 
AŞÛRE
 
Malzemeler:
1 su bardağı aşurelik dövme
½ su bardağı nohut
½ su bardağı küçük fasulye
1,5 su bardağı şeker
10 bardak su
10-12 adet kuru kayısı
½ su bardağı kuru çekirdeksiz üzüm
½ su bardağı kavrulmuş iç badem
1 su bardağı kavrulmuş iç fındık
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı bal
1 yemek kaşığı süt
½ çay kaşığı tuz
Gülsuyu (veya portakal/limon kabuğu rendesi)
 
Hazırlanışı:
Geceden dövme ve bakliyat kolay pişmesi için ıslatılır. Ertesi gün dövme ıslatılan su ile birlikte ateşe konur. Su eklenir, kapağı kapatılmadan ara ara karıştırılarak pişirilir.
 
Dövme pişerken bu arada ıslatılmış nohut ve fasulye ayrı ayrı haşlanır, sıcak suyunda bekletilir. Dövmeler pişip çatlayınca, tencereden alınan 1 servis kaşığı pişmiş buğday ezilerek püre haline getirilir. Tenceredeki karışıma yedirilir, suyu kontrol edilir. Diğer kaplarda ılık suyunda bekleyen bakliyat eklenir, tuzu serpilir. Bir iki taşım kaynayınca önce önce şekerin yarısı sonra kalan kısım ve bal ile süt eklenir. Kuru üzüm ile ufak doğranmış kayısıları eklendikten sonra kıvamına gelince ateşi kapatın ve en az yarım saat dinlendirilir. Kaselere konarak arzu edilen malzeme ile süslenir.
 
Not: Arzu edilirse diğer bakliyat çeşitleri- bakla, börülce gibi- eklenebilir, başka malzemeler de kullanılabilir. Nişasta koymak isterseniz en son aşamada 2 kaşık nişastayı az su ile ezerek ekleyebilirsiniz. Gülsuyu, çiçek suyu olmazsa olmaz derseniz (benim gibi) kokusunun uçmaması için en son ana bırakmayı unutmayın lütfen.
 
KAYNAKLAR
1) Müjgan Üçer. Ananım Aşı Tandırın Başı, Kitabevi, 2006, İstanbul. s, 445.
2) Mary Priscilla Işın. Gülbeşeker, Türk Tatlıları Tarihi, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul. 2008, s 258.
3) Hadiye Fahriye. Tatlıcıbaşı, Bateş Kültür Yayınları, Aralık 2012, İstanbul. s. 89-91
4) Şevket Direktör. Kıbrıs Türk Mutfağı, Galeri Kültür Yayınları, 1998, Lefkoşa, s. 64.
5) Üçer, Müjgan, a.g.e.s. 445.
7) Lütfiye Barman, 1914, Kilis doğumlu, ilkokul mezunu, ev kadını, Deveciler Mah. Kilis.
8) Işın, a.g.e.s. 270
 

 

Ekleyen:  Gonca TOKUZ
Tarih:  3.11.2014
İzlenme: 
Yazdır:Yazdır
Eklenen Yorumlar 
Gonca TOKUZ Yazıları
ÖCCE (Kilis)Gonca TOKUZ [ 1.5.2016 ] Devamı
KUZU KULAĞI BUĞULAMASIGonca TOKUZ [ 15.3.2016 ] Devamı
KÖLÜK AŞIGonca TOKUZ [ 18.2.2016 ] Devamı
AYVALI TARAKLIK TAVASI (GAZİATEP)Gonca TOKUZ [ 29.12.2015 ] Devamı
KABAK TATLISI (SAKARYA)Gonca TOKUZ [ 1.12.2015 ] Devamı
KELEK TURŞUSUGonca TOKUZ [ 21.10.2015 ] Devamı
NAKIŞLI DOLMA/ALLI YEŞİLLİ DOLMA (GAZİANTEP)Gonca TOKUZ [ 30.8.2015 ] Devamı
KEÇİ BACAĞI (Çanakkale-Biga)Gonca TOKUZ [ 10.8.2015 ] Devamı
KIZARTMA (Kilis)Gonca TOKUZ [ 17.7.2015 ] Devamı
KABAK OTURTMA (Gaziantep)Gonca TOKUZ [ 11.6.2015 ] Devamı
TİP (İNCİR) REÇELİGonca TOKUZ [ 8.5.2015 ] Devamı
YOĞURTMAÇ/YUĞURTMAÇ (Tokat)Gonca TOKUZ [ 30.3.2015 ] Devamı
ACEM PİLAVI (KAHRAMANMARAŞ)Gonca TOKUZ [ 22.2.2015 ] Devamı
“PIRASA PARA İLE, HER ŞEY SIRA İLE”Gonca TOKUZ [ 29.1.2015 ] Devamı
SARMA VE PODVARAK Gonca TOKUZ [ 8.1.2015 ] Devamı
KABAK BORANİSİ (Antakya)Gonca TOKUZ [ 11.12.2014 ] Devamı
BAKLAVA Gonca TOKUZ [ 6.10.2014 ] Devamı
YEŞİLYURT KÖYÜ VE ÇİÇEK REÇELLERİ Gonca TOKUZ [ 26.8.2014 ] Devamı
ZERDE Gonca TOKUZ [ 28.7.2014 ] Devamı
HAYTALYA Gonca TOKUZ [ 7.7.2014 ] Devamı
MULUHİYE-MOLOHİYA Gonca TOKUZ [ 16.6.2014 ] Devamı
ZEYTİN BÖREĞİ / ZEYTİN PİDESİ Gonca TOKUZ [ 11.5.2014 ] Devamı
ÇAĞLA AŞI, ERİK SULUSU.. Gonca TOKUZ [ 27.4.2014 ] Devamı
PALUZE, PALUDE, PELTE, PELTEŞİN Gonca TOKUZ [ 31.3.2014 ] Devamı
SAC KÖFTESİ Gonca TOKUZ [ 14.3.2014 ] Devamı
ŞİVEYDİZ (ŞAVİ BİL DİST) Gonca TOKUZ [ 21.2.2014 ] Devamı
ZÜNGÜL Gonca TOKUZ [ 10.2.2014 ] Devamı
KABURGA, EĞE, EĞEĞİ DOLMASI, KALEK Gonca TOKUZ [ 27.1.2014 ] Devamı
LEBEN, LEBENİYE, KİBBE LEBENİYE, KEL LEBENİYE.. Gonca TOKUZ [ 17.1.2014 ] Devamı
AYVA AŞI - AYVA YEMEĞİ Gonca TOKUZ [ 3.1.2014 ] Devamı
TATLARIN BÜYÜLÜ DÜNYASI Gonca TOKUZ [ 3.1.2014 ] Devamı
Sayfalar : 1  
Yazarlar
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN

HEM HER ŞEY DEĞİŞECEK HEMDE TÜRKİYE DEĞİŞMEYECEK
M. Yahya EFE

Dünya Engelliler Günü
Hüseyin TOPRAK

UYAN ŞAHİN UYAN GÖR NELER OLDU…
Harika ÖREN

İnsanlığın Kırmızı Çizgileri
Metin Mercimek

YAŞAM ANLAYIŞIMIZ SEVGİ OLSUN
Belma Demir AKDAĞ

BİR YIL DAHA GİTTİ
Ahmet GÖKSAN

GELECEĞİMİZİN YOLU
Sevgi Ünal

YAZMIŞ KIŞMIŞ
Münevver ÖZCAN

TANIK OL KARAR VER
Dr. İbrahim ATEŞ

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Nevin BALTA

İzmir İktisat Kongresi 100 Yaşında
Şahika ÖNER

BENİM ANNEM!
Ayten YAVAŞÇA

Artık bu solan bahçede bülbüllere yer yok
Fevziye ŞİMDİ

UMUT
Günseli RUMELİOĞLU

EVRİMİN GÜNCELLENMESi
Yekta Güngör ÖZDEN

Ne günlere kaldık…
Oktay ZERRİN

Anadolu Mektebi Okul Paneli
Arzu KÖK

Gençler!...
Dr. Doğan KUŞMAN

Müslüman mısınız?
Alev YILDIRIMCI

Zaman yok
Handan ÇÖLAŞAN

Bu DÜNYA
Bekir COŞKUN

Yazı bilmem
Orhan SELEN

UNUTKANLIK SALGINI
Elveda TANIK

LEBALEB KONGRE...

>>>>>>>>>>>>>>>>>>

 

 

 

Her Hakkı Saklıdır. Efe'ce Haber Gazetesi © 2008 Tasarım : Linear Yazılım

Reklam